MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen 22.10.2009 tarihli duruşmaya gelerek sanıktan şikâyetçi olup cezalandırılmasını talep eden, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen şikâyetçi kurumun sanık hakkında açılan kamu davasına sözlü katılma istemi niteliğindeki talebi ilk derece mahkemesince karara bağlanmamış ise de; CMK’nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören kurumun davaya katılmasına karar verilerek katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.01.2010 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 23.02.2013 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/2. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 09.08.2003 gününden karar tarihine kadar geçmiş bulunması, nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy