MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/1131-1277 sayılı kararında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun ve bu mahkumiyet hükmünün sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyet hükümlerinden en ağırı olduğunun anlaşılması karşısında bu kararın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/06/2009 tarih ve 168-450 sayılı kararının mükerrirliğe esas alınması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/1131-1277 sayılı kararında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun ve bu mahkumiyet hükmünün sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyet hükümlerinden en ağırı olduğunun anlaşılması karşısında bu kararın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/06/2009 tarih ve 168-450 sayılı kararının mükerrirliğe esas alınması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
a) Müştekinin 09.08.2010 tarihli kolluk ifadesinde, suça konu paranın çalındığı otomobilin kapılarını kilitlemediğini bayan etmesi karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-b maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.