MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2009 tarihli, 2009/606 -702 sayılı ilamıyla elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma suçlarından verilen mahkumiyet kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Dairemizin 26/07/2012 tarihli 6352 sayılı Yasa gereğince dosyanın mahkemesine iade edilmesinden sonra yapılan yargılama sonucunda karşılıksız yararlanma suçundan mahkumiyet hükmünün kurulduğu ve dosyanın taraflarına usulüne uygun olarak gerekçeli kararın tebliğ edildiği, kurulan hükme yönelik temyiz talebinin bulunmadığı belirlenerek, 22.10.2009 tarihinde mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Katılan kurumun mühürleme tutanağının arşivlerinin yetersizliği nedeniyle temin edilemediğini bildirildiğinin anlaşılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre;
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de, suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, mühür bozma suçunun da zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın sabıkasının silinme koşulları oluştuğu gözetilerek; CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “Sanık katılan kurumun zararını karşılamadığından....” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 11.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy