MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin, yalnızca katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmemesini temyiz ettiği, hükmün diğer yönleriyle ilgili herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/10/2013 tarihli, 2012/11-1322 E. ve 2013/421 K. sayılı kararında açıklandığı gibi, hükmün yalnız katılan ya da vekili tarafından vekalet ücretine hükmedilmediğinden bahisle temyiz edilmesi durumunda, temyiz incelemesi de yalnızca vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılacağından, katılan vekilinin “vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine” ilişkin talebi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine karar verilmek suretiyle hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.