Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/2-son, 522 ve 55/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair İZMİR 3. Çocuk Mahkemesinin 13/02/2008 tarihli ve 2007/36 esas, 2008/47 sayılı kararını müteakip, 3 yıllık deneme süresi geçtikten sonra, kararın kesinleşmediğinden bahisle yeniden usulüne uygun kesinleştirme işlemi yapılmasına, kararın kaldırılmasına yer olmadığına ilişkin anılan Mahkemenin 19/07/2012 tarihli ve 2007/36 esas, 2008/47 sayılı ek karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/11/2016 gün ve 2016/Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2016 gün ve 2016/387221 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamında göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, sanığın yokluğunda verilen söz konusu kararda başvuru süresinin tebliğden başlaması gerekirken tefhim ve tebliğden başlayacağı belirtilerek sanık müdafiin yanıltıldığından bahisle İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 19/07/2012 tarihli ve 2007/36 esas, 2008/47 sayılı ek kararı ile anılan dosya hakkında yeniden 19/10/2012 tarihinde kesinleştirme işlemi yapılmış ise de, ek karar tarihinde suça sürüklenen çocuk için uygulanan 3 yıllık denetim süresinin geçtiği, sabıka kaydına göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği nazara alındığında, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğun aleyhine olacak şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Her ne kadar, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 13/02/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 10/03/2008 tarihinde kesinleştirilmiş ise de; daha sonra verilen kararda yasa yolu bildiriminin yanıltmaya neden olacak şekilde verilmesi nedeniyle bu kesinleştirme işleminin kaldırılarak, yeniden usulüne uygun yapılan tebligat üzerine yasa yoluna başvurulmaması nedeniyle, 19/07/2012 tarihli yeniden suça sürüklenen çocuk müdafiine usulüne uygun tebligat yapılmasına yönelik kararında ve devamında yapılan işlemlerde herhangi bir yasaya ve usule aykırılık bulunmadığından, (İZMİR) 3. Çocuk Mahkemesinin 19/07/2012 tarih ve 2007/36 E. - 2008/47 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 12.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy