Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 35/2, 116/4, 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.320,00 ve 4.000,00 Türk lirası para cezaları ile cezalandırılmasına dair İZMİR 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2007 tarihli ve 2005/696 esas, 2007/486 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/08/2016 gün ve 2015/Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/09/2016 gün ve 2016/343625 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Kayden 27/11/1985 doğumlu olup, suçun işlendiği 23/03/2001 tarihinde onbeş yaşını doldurmuş olup onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun cezasından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesinin, 08/07/2005 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki metnine göre 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmedilmesinde,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” biçimindeki emredici düzenleme ve 5237 sayılı Kanun'un 50/6-7. madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan sanığın kısa süreli hapis cezasının infazının mümkün olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
3- Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı eylemi birden fazla kişi ile birlikte işlenmiş olması ve 5237 sayılı Kanun’un 119/1-c maddesinde, “Birden fazla kişi tarafından birlikte…işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezanın artırılması gerektiği gözetilmeden, eksik ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I- (3) no'lu kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu, haklarında mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuklar ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle (İZMİR) 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 27/06/2007 gün ve 2005/696 E.-2007/486 K sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA,
II- (1) ve (2) nolu kanun yararına bozma istemleri yönünden yapılan incelemede;
5377 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 08.07.2005 tarihinden önce işlenen suçlardan dolayı hükmolunan cezada, suça sürüklenen çocuğun yaşı nedeniyle TCK'nın 31/3. maddesi uyarınca yapılacak indirimin, 5377 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki haliyle 1/2 oranında olması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğine dair ihtarda bulunulması nedenleriyle 1 ve 2 no'lu Kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden, (İZMİR) 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 27.06.2007 gün ve 2005/696 E.-2007/486 K. sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK'nın 142/1-b, 143. ve 35. maddeleri uyarınca hükmolunan 7 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca, suç tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle, yarı oranında indirim yapılarak, 3 ay 15 gün, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim ile 2 ay 27 güne indirilmesine, aynı Kanun'un 50. maddesinin 3. fıkrasındaki zorunluluk dikkate alınarak, TCK'nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20,00 TL.'den hesaplanarak 1,740,00 TL adli para cezasına çevrilmesine; işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan, TCK'nın 116/2-4. maddesi uyarınca hükmolunan 1 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 31/3.maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle yarı oranında indirim yapılarak 6 aya, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim ile 5 aya indirilmesine, aynı Kanun'un 50. maddesinin 3. fıkrasındaki zorunluluk dikkate alınarak, TCK'nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20,00 TL.'den hesaplanarak, 3,000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, ödenmeyen adli para cezalarının hapis cezasına çevrileceği yönünde ihtarda bulunulmasına ilişkin kısmın hüküm fıkralarından ÇIKARTILMASINA, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 12.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy