Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143/1, 35/2, 116/4, 119/1-c ve 151/1. maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay hapis, 2 yıl hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/371 esas, 2008/40 sayılı ilâmı tekerrüre esas teşkil ettiğinden cezasının, anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Kurtalan Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2015 tarihli ve 2013/37 esas, 2015/199 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/11/2016 gün ve 9234/2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2016 gün ve 2016/391261 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya aslının, diğer sanıklar yönünden temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay'da olduğu anlaşılmakla, dosya sureti üzerinden yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz” şeklindeki 58/5. maddesi ile ister tekerrüre esas alınacak, isterse tekerrür uygulaması yapılacak hükme konu suçun, fail tarafından onsekiz yaşından önce işlenmiş olması halinde, artık tekerrür hükümleri uygulanamayacağına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/06/2009 tarihli ve 2008/2-234 esas, 2009/169 karar sayılı ilâmı birlikte değerlendirildiğinde, adli sicil kaydına göre onsekiz yaşını tamamladıktan sonra tekerrüre esas bir mahkûmiyeti bulunmayan sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar ..., ...,.... ve ..... ile suça sürüklenen çocuklar ... ve Halit Selen hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından Kurtalan Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 tarih ve 2013/37 E., 2015/199 K. sayılı kararı ile mahkûmiyetlerine karar verildiği, yokluğunda verilen kararın sanık ...’e 07.05.2015 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine göre tebliğ edilerek, bu sanık yönünden temyiz edilmediğinden bahisle 13.05.2015’de kesinleştirildiği ve diğer sanıklar yönünden hükmün temyiz edilmesi nedeniyle dosya aslının Yargıtayda olduğu anlaşılmakla; UYAP’ta yapılan sorgulamada dosyanın 22. Ceza Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucu 03.05.2016 tarih ve 2015/22247 E., 2016/7230 K. sayılı ilam ile; “Sanık ...'in yokluğunda verilen hükmün, sanığın soruşturma aşamasında görevlendirilen ve kovuşturma aşamasında görev almayan müdafii Av. ....'ye 06.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve müdafiinin mahkemeye sunduğu 07.05.2015 tarihli dilekçeyle, kovuşturma aşamasında görevli olmadığını belirterek hükmün sanığa tebliğ edilmesini talep ettiği, bunun üzerine gerekçeli karar sanığın adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre 07.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, UYAP sisteminde yapılan sorgulamaya göre sanığın tebligat tarihinde başka suçtan Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunması sebebiyle tebligat işleminin geçersiz olduğunun anlaşıldığı, dava dosyasında bulunmamakla birlikte UYAP sisteminden temin edilerek dosya arasına konulan belgelere göre, sanığın hükümlü olarak bulunduğu Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Siirt Açık Ceza İnfaz Kurumundan gönderdiği 27.04.2015 ve 14.10.2015 tarihli dilekçelerle gerekçeli kararın kendisine tebliğini istediği ve ayrıca 07.10.2015 tarihli dilekçesiyle de hükmü temyiz ettiği ve gerekçeli kararın sanığa tebliği hususunda mahkemece Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmış ise de, dosyada ve UYAP sistemi içerisinde, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığından; sanığın dilekçeleri ve mahkemenin 16.10.2015 tarihli yazısına istinaden gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilip edilmediği hususunun, sanığın o tarihlerde hükümlü olarak bulunduğu Ceza İnfaz Kurumundan sorularak araştırılması, tebliğ edilmiş ise tebellüğ belgesinin dosya arasına konulması, tebliğ edilmemiş ise; gerekçeli kararın sanığın halen başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla ve CMK'nın 35/3. maddesi uyarınca okunup anlatılarak usulüne uygun olarak sanığa tebliği ile tebligat belgesi ile birlikte verilmesi halinde gerekçeli temyiz dilekçesi de eklenerek incelenmek üzere daireye gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine” karar verildiği, bilahare Y. C. Başsavcılığının 10.11.2016 tarihli yazısı ile belirtilen eksikliğin 22.05.2016 tarihinde mahkemesince giderildiği bildirilerek dosyanın iade edilmesi üzerine, 22.Ceza Dairesinin kapanması nedeniyle devredilen dosyanın 21.11.2016 tarihinde Dairemize geldiği ve 2016/19439 Esas no ile tevziye hazır beklediği, dolayısıyle yukarıda anılan mahkûmiyet kararının sanık ... yönünden henüz kesinleşmediği, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, temyiz yasa yolu sonucuna göre temyiz isteminin reddine karar verilmesi halinde yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup (KURTALAN) Asliye Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 22.04.2015 tarih ve 2013/37 E., 2015/199 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy