MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın 10/02/2009 tarihinde yokluğunda karar verilen sanığın mahkemede bildirdiği adresine tebliğe çıkartıldığı, ancak UYAP kayıtlarında sanığın tebliğ tarihinde cezaevinde bulunduğunun anlaşılması karşısında sanığın 27/05/2016 tarihli tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek , 24/06/2016 tarih, 2007/364 esas- 2008/443 karar sayılı tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, temyiz dışı diğer sanıklar ... ve ... ile beraber müştekiye ait kamyonun kilitli yakıt deposunun kapağını kırarak hortumla mazot çaldığı olayda, kolluk tutanağına göre bir kısım mazotun yere döküldüğünün anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini,
2- Sanığın 22,5 TL değerinde mazot çalmaya teşebbüs etmesi şeklindeki eylemde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre de; sanık hakkında düzenlenen iddianamede, TCK'nın 145. maddesinin uygulanması istenildiği halde CMK'nın 226. maddesi gereğince TCK'nın 145. maddesinin uygulanmama ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
4- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy