MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/54 Esas sayılı dosyası içinde bulunan yakalama tutanağına göre suçun 27/12/2010 tarihinde işlendiğinin anlaşılması karşısında gerekçeli karar başlığında “2011” olarak gösterilen suç tarihinin “27/12/2010” olarak mahallinde düzeltilmesi ve TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/09/2009 tarih ve 2008/96 E., 2010/157 K. sayılı kararının tekerrüre esas alınması gerekirken, Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2010 tarih ve 2006/821 E., 2009/1150 K. sayılı kararının tekerürre esas alınması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın, müştekinin yetkilisi olduğu mağazadan 1 çift ayakkabıyı alarak çıktıktan sonra, cadde üzerinde yürümekte iken, görevlilerce şüphe üzerine kesintisiz takip olmaksızın yakalandığının anlaşılması karşısında, eylemin tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması,
2-5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinde “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Kanun'un 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerinin azlığının” 5237 sayılı Kanun'a özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, olayın özelliği, sanığın kişiliği ve özgülenen kastı da değerlendirip yasal ve yeterli gerekçelerinin de gösterilerek uygulanabileceği gözetilerek somut olayda; sanığın, iş yerinden 49 TL değerindeki 1 çift ayakkabıyı çalması şeklindeki olayda, sanık hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanması koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 12/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.