MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık ...’e zorunlu müdafii atanmasının gerektiren bir halin olmaması ve sanığın 05.06.2014 tarihinde alınan ifadesi esnasında müdafii istemediğini beyan etmesi karşısında, soruşturma aşamasında görevlendirilen zorunlu müdafiiye yapılan tefhim ve tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, Av. ...’in müdafiilik görevinin sona ermiş olduğu ve temyize hakkının bulunmadığı gibi sanığın annesinin de temyiz yetkisinin olmadığı, sanığın yokluğunda verilen karar 22.09.2014 tarihinde tebliğ edilmekle birlikte tebligat tarihinde cezaevinde olan sanığa 5271 sayılı Kanunun 35/son maddesine aykırı şekilde okunup anlatılmaksızın tebligat yapıldığı bu haliyle tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın sanık ...’e usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilmesi,
2- Katılanlar ... ve ...’ın yokluklarında verilen kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesine göre öncelikle katılan ...’ün kovuşturma aşamasındaki ifadesinde bildirdiği son bilinen adresi olan “.....mah. 2. ... no:2/1 Merkez/Kahramanmaraş”, katılan ...’ın kovuşturma aşamasındaki ifadesinde bildirdiği son bilinen adresi olan “Otelcilik Turizm Meslek Lisesi” adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adreslerin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatapların adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatların bu adreslere yapılması gerekirken; katılanlara, adres kayıt sistemindeki adreslerinde yapılan tebliğ işlemlerinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunan katılan ... ve ...’a yokluklarında verilen hükümlerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi,
3- Sanıkların bir kısmının tutuklu olması nedeniyle, müşteki ...’a duruşma gününü bildiren tebligat gönderilmeden doğrudan zorla getirilmesine karar verildiği, ancak adresin kapalı olması ve çevreden yapılan araştırmada şahsın nerede olduğunun bilinmemesi nedeniyle zorla getirme kararlarının yerine getirilmediği anlaşılmakla, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören, davaya katılma ve 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı olan müşteki ...’un yöntemine uygun şekilde anılan Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan davadan haberdar edilmediğinin ve davaya katılması için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında, yokluğunda verilen kararın da müşteki ...’a tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde bilgi ve belge de bulunmadığından, varsa eklenmesi, aksi halde gerekçeli kararın usulüne uygun olarak müştekiye tebliğ edilmesi, tebellüğ belgeleri ile verilmesi halinde temyiz dilekçeleri de eklendikten sonra incelenmek üzere iadesinin sağlanması için mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 04/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy