MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık ... müdafiinin temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Sanığın istinabe mahkemesinde 04/10/2013 tarihli duruşmada alınan ifadesinde müdafii istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığının ve yokluğunda verilen kararın sanık ...'e tebliğine karşın kararı sanığın temyiz etmediğinin anlaşılması karşısında, mahkemece, gerekçeli hükmün soruşturma aşamasında sanığın istemi üzerine barodan atanan ve dosyada vekaletnamesine rastlanmayan müdafi Av. ...'e tebliği üzerine müdafii tarafından karar temyiz edilmiş ise de, anılan müdafiinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyize yetkisi bulunmadığı belirlenmekle; sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarına ilişkin; katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararları ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin; sanık ... müdafiinin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemleri hakkında yapılan incelemede; İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki “2. no'lu” bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; gerekçeli karar başlığında, davaya katılmasına karar verilen ...'in katılan yerine müşteki sıfatıyla gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüş; sanık ... yönünden 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Katılanın deposundan çalınan artık kumaş ve ipliklerin nakliyesini yapan kamyon şoförleri olan tanıklar...,...... ve ...'ün beyanlarında, nakliye işini yaptıran bir kısım failleri gördükleri ve bu kişiler tarafından yönlendirildiklerini beyan etmeleri karşısında, tanıklar ile haklarında beraat kararları verilen sanıklar ... ve ... aynı oturumda hazır edilerek, mümkün ise tanıklara canlı teşhis yaptırılması, eğer bu mümkün değil ise sanıklar... ve ...'in teşhise elverişli fotoğraflarının çektirilerek tanıklara gösterilip teşhis yaptırılması ile; dosya içerisindeki.... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 02/02/2013 tarihli yazısı ile ekindeki 01/02/2013 tarihli tutanakta, hırsızlık malının nakliyesini yapan .... ve ... isimli kişilere yaptırılan fotoğraf teşhisinde olayın şüphelisi olarak ..., ... ve ...'i teşhis ettiklerinin belirtildiği, ancak teşhis tutanakları ve belirtilen kişilerin ifadelerinin dosya arasında bulunmadığı gibi dosya kapsamına göre hırsızlık malının nakliyesini yapan kişilerin farklı kişiler olması karşısında,.... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 02/02/2013 tarihli yazısı ve ekindeki tutanakta belirtilen fotoğraftan teşhis işlemlerinin katılan ...'in işyerinden gerçekleştirilen hırsızlık olayına ilişkin olup olmadığının araştırılması, belirtilen fotoğraftan teşhis tutanakları ve olması halinde tanık ifadelerinin dosya arasına alınması ile; tanık... ve nakliye firmasında çalışan tanık...'in soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde nakliye işi için kamyon kiralayan şahısların kendilerini ..... ve .... numaralı telefonlardan aradıklarını beyan etmeleri karşısında, belirtilen telefon numaralarının suç tarihinde sanıklar... ve ... tarafından kullanılıp kullanılmadığının araştırılması, yapılacak tüm inceleme ve araştırma sonucuna göre sanıklar ... ve ...'nın hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
II- Her ne kadar katılan kovuşturma aşamasındaki beyanında, işyerine bir kez girildiğini beyan etmişse de, tanık...'in soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, nakliye işi yaptığı, 05/01/2012 günü ve 07/01/2012 günü olmak üzere iki defa katılanın deposundan kumaş ve iplikleri alıp kamyonuna yükleyerek bir başka yerde bekleyen kamyonetlere aktardıklarına dair beyanları ile diğer kamyon şoförleri olan tanıklar ... ve ...'ın da soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde tanık Servet ile uyumlu beyanlarda bulunduklarının anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçları yönünden 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
III- Sanık ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından hüküm kurulurken kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda teşdiden temel cezaların belirlendiğinin belirtilmesine rağmen, alt sınırdan hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi,
IV- Sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddesi olarak belirtilmediği halde, ek savunma hakkı verilmeden, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c. maddesi ile artırım yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
V- Elektronik ortamda UYAP-MERNİS’ten alınan 03/06/2018 tarihli nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'in hükümden sonra 25/03/2015 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
VI- Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 06/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy