MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mühür bozma suçu ile 29.11.2011, 15.12.2011, 08.02.2012, 22.03.2012, 13.06.2012, 20.07.2012, 01.09.2012, 08.10.2012, 07.11.2012, 24.11.2012, 22.12.2012, 17.01.2013 tarihli tutanaklar nedeniyle karşılıksız yararlanma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08/03/2016 gün ve 2015/1121 – 2016/111 sayılı kararı da dikkate alınarak, mahkemenin “...'ın 30/10/2009 tarihinde özelleştirildiği ve suça konu sayacın özelleştirme işleminden sonraki bir tarihte mühürlendiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı mühür bozma suçunun unsurları oluşmadığından beraatine” dair kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık hakkında 15.06.2013 tarihli tutanak nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Dosya içerisinde yer alan 15/06/2013 tarihli tutanak dışındaki tutanaklarda kullanılan elektiriğin sayaçtan geçtiği belirtilmiş ise de; 15/06/2013 tarihli tutanakta harici hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeden elektrik kullandığının belirtilmesi karşısında, bu tutanak açısından karşılıksız yararlanma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeden, sanığın üzerine atılı olan karşılıksız yararlanma suçundan mahkumiyeti yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy