Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair (kapatılan)... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2008 tarihli ve 2007/761 esas, 2008/471 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince yapılan uyarlama sonucunda, sanık hakkında verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına ilişkin ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2015 tarihli ve 2007/761 esas, 2008/471 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan ek kararın iptaline dair ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/07/2015 tarihli ve 2015/444 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/11/2015 gün ve 94660652-105-34-9840-2015-22910/72202 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/12/2015 gün ve 2015/370038 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, mercii ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararında sanığın kaçak elektrik bedelini 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesinde belirtilen 6 aylık süre içinde ödemediği, bu nedenle anılan madde gereğince cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesinde "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi....... hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar." şeklinde düzenleme yer aldığı, somut olayda 6352 sayılı Kanun’una göre uyarlama yargılamasının 21/02/2013 tarihinde başladığı ve sanığa zararı tazmin etmesi halinde cezasında indirim olacağı ihtarını içeren davetiyenin 28/02/2013 tarihinde tebliğ edildiği, katılan kurumun 14/08/2012 tarihli yazısına göre sanığın elektrik borcunu 30/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırarak taksitler halinde ödemekte olduğu, 07/05/2014 tarihli yazısında ise sanığın taksitleri aksatması nedeni ile yapılandırmanın iptal edildiği ve halen borcu bulunduğunun belirtildiği, sanığın uyarlama yargılamasındaki savunmalarında
ısrarla borcunu ödeyeceğini, taksitleri cezaevine girmesi nedeniyle aksattığını beyan ettiği ve mahkemece sanığa borcunu ödemesi için süre verildiği, katılan kurumun 27/05/2015 tarihli yazısına göre 30/03/2015 tarihinde yapılan son ödeme ile sanığın borcunu tamamen ödediğinin bildirildiği ve bu duruma istinaden ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2015 tarihli karar ile 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince sanık hakkında verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, her ne kadar sanık kaçak elektrik bedelini 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 aylık süre içinde ödememiş ise de, benzer bir duruma ilişkin Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 22/01/2015 tarihli ve 2013/33204 esas, 2015/1479 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanığı hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, sanığa bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak olan cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, söz konusu emsal ilamda incelenen mahkeme kararının ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2013 tarihli ve 2010/376 esas, 2013/77 sayılı kararı olduğu, bu kararda da 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden itibaren 6 aylık süre geçmiş olduğu, somut olayda mahkemece sanığa bildirimde bulunularak taksitler halinde borcun ödendiği gerekçesi ile cezanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği cihetle, ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2015 tarihli ortadan kaldırma kararının hukuka uygun olduğu gözetilerek, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair (kapatılan)... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2008 gün ve 2007/761 E., 2008/471 K. sayılı kararının kesinleşmesinin ardından, infaz savcılığının talebi üzerine 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince yapılan uyarlama sonucunda, sanık hakkında kaçak elektrik bedelinin ödenmesi nedeniyle verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına ilişkin ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 gün ve 2007/761 E., 2008/471 K. sayılı ek kararına yönelik katılan vekili tarafından yapılan itirazın ... 5. Ağır Ceza Mahkemesince “sanığın kaçak elektrik bedelini 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesinde belirtilen 6 aylık süre içinde ödemediği, bu nedenle anılan madde gereğince cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği” gerekçesi ile kabulüne karar verilmiş ise de;
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirildiğinde, somut olayda 6352 sayılı Kanun'a göre uyarlama yargılamasının yasal süre geçtikten sonra 21.02.2013 tarihinde başladığı, mahkemece kurum zararı normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılıp, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması gerekirken, yalnızca “zararı tazmin etmesi halinde cezasında indirim olacağı” ihtarını içeren davetiyenin 28.02.2013 tarihinde tebliğ edildiği, katılan kurumun 14.08.2012 tarihli yazısına göre, sanığın elektrik borcunu 30.05.2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırarak taksitler halinde ödemekte olduğu, 07.05.2014 tarihli yazısında ise sanığın taksitleri aksatması nedeni ile yapılandırmanın iptal edildiği ve halen borcu bulunduğunun belirtildiği, sanığın uyarlama yargılamasındaki savunmalarında ısrarla borcunu ödeyeceğini, taksitleri cezaevine girmesi nedeniyle aksattığını beyan ettiği ve mahkemece sanığa borcunu ödemesi için süre verildiği, katılan kurumun 27.05.2015 tarihli yazısına göre 30.03.2015 tarihinde yapılan son ödeme ile sanığın borcunu tamamen ödediğinin bildirildiği ve bu duruma istinaden ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli karar ile 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince sanık hakkında verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, itiraz merciince itirazın reddi yerine yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (...) 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 06.07.2015 gün ve 2015/444 sayılı değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy