MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahhumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, olay günü gündüz vakti sanıkların birlikte hareket ederek müştekinin işyerine geldikleri , sanık ...'ın müştekiyi oyaladığı, sanık ...'ın da tezgahta bulunan müştekiye ait telefonu aldığı daha sonra birlikte kaçtıkları olayla ilgili olarak müştekinin ifadesinde sanık ...'ın kasaya doğru ilerlediğini, uyuşturucu madde almış gibi bir hali olduğunu, aralarında 1 metre mesafe bulunduğunu, sanığın elinde herhangi bir şey olmadığını, ancak sanığın kendisini taciz edebileceğinden korktuğu için işyerinden ayrıldığını, sanıkların kendisine dokunmadıklarını, herhangi bir şey söylemediklerini beyan ettiği somut olayda sanıkların müştekiye karşı cebir veya tehdit kullanmadıkları, buna ilişkin olarak herhangi bir teşebbüste de bulunmadıkları, müştekinin iç dünyasında meydana gelen korkunun eylemi yağma suçuna dönüştürmeyeceği, dolayısıyla sanıkların eylemlerinin TCK'nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin delilleri kabul ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 31/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy