MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık hakkında TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasından aynı Kanun'un 168/1. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılırken hükmün esasını oluşturan kısa kararda, 8 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yine aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hükmün esasını oluşturan kısa kararda, 6 ay 20 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 7 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, gerekçeli kararda ise aynı indirim oranları uygulanıp 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması,
2- Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmediği, aynı Yasa'nın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığın müştekinin zararını giderdiği nazara alındığında atılı suçtan kaynaklanan maddi zararın bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının a ve c bentlerinde gösterilen nesnel (objektif) koşulların gerçekleştiği ve sanık hakkında ''yargılama sürecinde gözlemlenen tutum ve davranışları ile sabıkasızlığa dair geçmişi'' gözetilerek TCK'nın 62 maddesi uygulandığı halde sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaati hasıl olmadığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.