MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanıklar hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların karakolda haklarında adli işlem yapılırken kendilerini kardeşleri olan ... ve ... olarak tanıtmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 269/1. maddelerinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 23.03.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğin göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.11.2005 gün ve 2005/861 Esas ve 2005/971 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.11.2005 gün ve 2005/861 Esas ve 2005/971 Karar sayılı ilamındaki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy