MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocukların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 23/03/2010 tarihinde işlediği başka bir suç nedeniyle hazırlanan sosyal inceleme raporunda, yaş standartlarında davranış görüntüsüne sahip olmayıp, zihinsel gelişim açısından yaş özelliklerinin altında bir olgunluğa sahip olduğu, bellek, algılama ve yönetim süreçlerinde bozukluk olduğu, bireyin yaşına uygun olarak zeka gelişiminin olmadığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında;
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği sırada, fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiiller ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerini azaltacak derecedeki akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetlerini etkileyen akıl hastalıklarının bulunup bulunmadığı konusunda Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre, hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
3-Suça sürüklenen çocuk ...'ın kolluk tarafından yakalandığında suça konu cep telefonunu sattığı kişiyi gösterdiği ve çalınan cep telefonuna el konulmak suretiyle yakınana teslim edildiği anlaşılmışsa da; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 esas -2013/106 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi ve satıştan elde ettiği menfaati iade etmeyerek etkin pişmanlık göstermediğinin anlaşılması karşısında, eşyanın satın alınan kişiden alınarak yakınana iadesinin 5237 sayılı TCK'nın 168. madde anlamında suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle, suça sürüklenen çocuk hakkında koşulları bulunmayan TCK'nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4 - Suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in üzerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde “altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası” yaptırımının, her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, yasada hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Yasa'nın 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda, hükümde suça sürüklenen çocuklar hakkında yüklenen suçtan dolayı hapis cezası yasa maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının, gün sayısının herhangi bir gerekçe gösterilmeden alt sınır olan 5 gün yerine, 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK'nın 165/1 ve 52/1. maddelerine açıkça aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy