MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile birlikte geceleyin apartman boşluğundan gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin 765 sayılı TCK'nın 492/1. ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddelerindeki hırsızlık suçuna uyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9.maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı TCK'nın 492/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre belirlenen dava zamanaşımına göre lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa atılı ve eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.05.2008 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 16.05.2011 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, 19.08.2004 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar dava zamanaşımının gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 05/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy