MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın aşamalarda kabul ve tekrar ettiğini belirttiği 03.01.2009 tarihli kolluk ifadesinde; hırsızlık suçunu işlerken tanınmamak için başına kar maskesi taktığını belirtmesi karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile hükümler kurularak eksik ceza tayini ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanığa işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen cezaların TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; her ne kadar müştekilerce dosyaya sunulan 13.01.2009 tarihli dilekçede tarafların uzlaştıkları bildirilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarih, 2012/6-1142 Esas, 2013/17 Karar sayılı ilamında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunda 5237 sayılı TCK'nın 116. maddesiyle birlikte 119. maddesinin de uygulanması gereken hallerde, artık suçun uzlaşma kapsamında olmadığının belirtilmesi karşısında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmış; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 02/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy