MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü :
1- Sanık ..., sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken hükmolunan ceza “hapis cezası” yerine “adli para cezası”; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesi uygulanırken indirim oranı “1/3” yerine “1/2” olarak yazılmış ise de, söz konusu yazım hatalarının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş; sanık ..., sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken, temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK'nın 116/4 maddesi uygulanarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesiyle temel ceza belirlenip daha sonra 5237 sayılı TCK'nın 116/4. maddesiyle arttırım yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış; sanık ... ve sanık ... yönünden 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık ..., sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
1- Sanık ...'nin 17/12/2015 tarihli duruşmada ileri sürdüğü lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin isteminin 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesini de kapsamasına karşın, bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
2- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 58/3. maddesi uyarınca seçilen hapis cezası, aynı Kanun'un 50/2. maddesinde düzenlenen suçun tanımında hapis cezasıyla adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilemeyeceği hükmü uyarınca para cezasına çevrilmemiş ise de, hapis cezasının aynı maddede düzenlenen diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesinde yasal engel bulunmadığından ve adı geçen sanık 17/12/2015 tarihli duruşmada hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğinden, bu talebi 5237 sayılı TCK'nın 50/1 maddesinin (b-c-d-e) bentlerindeki seçenek tedbirleri de kapsadığından, sanığın istemiyle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Suça sürüklenen çocuk ..., suç tarihinden önce hapis cezasıyla mahkum edilmediğinden, mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 07/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy