MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, temyiz isteminin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen kararın mahkemeye bildirdiği ... adresine tebliğe çıkarıldığı, adresin yetersiz olması ve sanığın adreste tanınmaması nedeniyle evrakın iade edilmesi üzerine gerekçeli kararın sanığın adres kayıt sistemindeki adresi olan... adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre 01.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği ancak UYAP sisteminden alınan rapora göre sanık adres kayıt sistemindeki adresini 25.08.2015 tarihinde ... olarak değiştirdiğinden 01.09.2014 tarihinde yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin eski hale getirme talebi kabul edilerek ve temyiz isteminin reddine dair 13.01.2016 tarihli karar kaldırılarak yapılan incelemede;
I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de, Kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) 18.06.2014 tarihinde kabul edilerek, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile eklenen 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h. maddesinin 05.05.2014 olan suç tarihi itibari ile yürürlükte olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın lehine olan ve eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihi itibariyle yürürlükte olmayan ve ceza miktarı bakımından sanık aleyhine olup 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca uygulama olanağı bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'ya eklenen 142/2-h. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiğinde indirim oranının 1/2 oranından daha fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 18/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy