MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli olmayan ve zarar koşulunun aranmadığı suçlardan olması nedeni ile de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan şikayetçinin maddi bir zararının olmaması da gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b. bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın sabıkasının bulunması nedeniyle CMK 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, bu konudaki istemin reddine” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanığın 30/09/2014 tarihli kısa kararın açıklandığı oturumda hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği, 5237 sayılı TCK’nın 50/1. maddesi gereğince sanığın, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınıp, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının aynı maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, “sanığın sabıkasının bulunması nedeniyle TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, bu konudaki istemin reddine” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden aynı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3- 30/09/2014 tarihli kısa kararın açıklandığı oturumda hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına dair istemi bulunan sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, “sanığın sabıkasının bulunması nedeniyle TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, bu konudaki istemin reddine” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen cezaların ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.