MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tüm dosya içeriğine göre; suça konu malzemelerin ele geçtiğine ve katılana teslim edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmaması, katılanın da aşamalarda zararının giderilmediğini beyan etmesi karşısında; sanığın katılanın zararını gidermediği ve ayrıca adli sicil kaydına göre Akyurt Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.07.2009 gün 20078/308 E, 2009/166 K. sayılı ilamından dolayı kasıtlı suçtan mahkum olduğu tespit edildiğinden; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan CMK'nın 231/6-a-c maddesinde gösterilen, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve "Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması" nesnel (objektif) koşullarının bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki 1. numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Playwood denilen inşaat kalıplarının çalındığı olayda, dosya kapsamına göre alınan ifadelerden olay yerinin tam olarak anlaşılamaması ve olay yerine ilişkin kroki veya görgü tespit tutanağı gibi bir tutanağın da bulunmaması karşısında, katılanın ve tanıkların yeniden ifadesine başvurularak ve gerektiğinde mümkünse keşif de yapılarak olay yerinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilip, eylemin TCK’nın 142/1-b, 142/1-e. veya 141. maddesine uyacağı belirlenmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Tanıklar ... ile ...’ya ait ikametin yanındaki boş alandan katılana ait suça konu malzemelerin araca yüklenmek suretiyle çalındığı somut olayda; tanık ...’nın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde olay günü saat 19:00 sıralarında aracın geldiğini, kısa süre sonra gelen kamyona malzemelerin yaklaşık 20 dakika içerisinde yüklendiğini, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise malzemelerin 1-2 saat boyunca yüklendiğini beyan ettiği, suça konu malzemelerin yüklendiği kamyon şoförü diğer sanık ...’in sanıkla buluşmalarının saat 20:00’yi bulduğunu belirttiği, sanığın malzemelerin yüklendiği suç saatine dair herhangi bir beyanda bulunmadığı ve suç tarihinde yaz saati uygulamasına göre güneşin batış saatinin 19:10 olduğu, gece vaktinin saat 20:10’dan itibaren başladığının anlaşılması karşısında, tanıklardan ve sanıktan suça konu malzemelerin kamyona yüklenip götürüldüğü sırada saatin kaç olduğu sorulup, suç saati net olarak belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında TCK'nın 143 maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy