MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan ve soruşturma aşamasında dosyaya sunmuş olduğu -ekinde vekaletname de bulunan- 20.10.2014 tarihli dilekçe ile sanıktan şikayetçi olduğunu beyan eden müşteki kurum vekiline, vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağının öngörüldüğü 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine göre duruşma gününü bildiren tebligatın yapılması gerektiği gözetilmeden, doğrudan müşteki kuruma duruşma davetiyesinin tebliğ edildiği anlaşılmakla, verilen kararı vekili aracılığıyla temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyan müşteki kurumun CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sanık müdafiinin temyiz itirazlan yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde saat 21.35’te, ... plakalı beyaz renkli bir minibüsün kömür ocakları bölgesine geçtiği’ şeklinde ihbar alan ve bunun üzerine devriye görevine çıkan özel güvenlik görevlilerinin, kömür işletmesi sahası içinde kazılarak kömür çıkarıldığını gördükleri anda sanık ve birlikte hareket ettiği ancak yakalanamayan şahısların kaçma imkanları bulunmasına rağmen kaçmayarak özel güvenlik görevlilerine doğru bağırarak bir şeyler söyleyip taş atmaya başladıkları, özel güvenlik görevlilerinin uyarı amacıyla havaya doğru ateş etmelerine karşın yine kaçmayıp olay yerinde kalmayı ve taş atmayı sürdürdükleri, özel güvenlik
görevlilerinden ...’ın atılan bu taşlardan birinin isabet etmesiyle yaralandığı, ardından özel güvenlik görevlilerinin durumu güvenlik amirlerine ve jandarmaya bildirerek olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldıkları ve daha sonra olay yerinde yapılan incelemede sanıkların taş attıkları noktaya yakın bir mesafede götürülmek üzere hazırlanmış 1 ton civarında kömürün ele geçirildiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin bütün halinde 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c-h maddesinde tanımlanan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hırsızlık ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Dosya kapsamına göre eylemin saat 22.30 sıralarında gerçekleştiğinin ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 20.25'te başladığının, bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması,
b) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy