MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'nın yokluğunda verilen hüküm, 22/02/2010 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, yapılan tebliğ işleminin sanığın tebliğ tarihinde Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunması nedeniyle geçersiz olduğu ve 28/12/2012 tarihinde mernis adresine yapılan tebliğ üzerine yaptığı 02/01/2013 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu ve sanıklar müdafii Av. ...'ye gerekçeli karar 15/01/2013 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 21/2 maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, tebligat parçası üzerinde mernis adresi olduğuna dair bilginin bulunmadığı gibi UYAP üzerinden yapılan incelemede de herhangi bir adres kaydının da bulunmadığı, yine yapılan sorgulamada adı geçen avukatın Baro kaydının silindiği anlaşılmakla, sanık ...'ın da temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar ... ve.... hakkında katılan ....... yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile; sanık ... hakkında ...'e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içerisinde bulunan katılan ...'e ait işyeri güvenlik kamerası görüntülerine göre hırsızlık eyleminin UYAP'tan alınan güneşin doğuş batış çizelgesine göre gece sayılan saat 04.26 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik hırsızlık eyleminde 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında katılan ........ yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
UYAP üzerinden yapılan incelemede; tekerrüre esas alınan İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2005 tarih ve 2004/1235 E – 2005/615 K sayılı sanık hakkında "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" suçundan verilen 10 ay hapis cezasını içeren mahkumiyet hükmünün, mahkemece yapılan uyarlama yargılaması sonucunda 16/03/2008 tarih, 2007/434 E - 2008/218 K sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinin 6-7. fıkraları gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirinin aynı Kanun'un 58. maddesinde yer alan mahkumiyet hükmü niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında tekerrüre esas alınamayacağı ancak onun yerine İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2005 tarih ve 2004/446 E – 2005/431 K sayılı 765 sayılı TCK'nın 456/1 - 457/1 maddeleri gereğince verilen 5 ay hapis cezasını içeren ilamının tekerrüre esas alınmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, "İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2005 tarih ve 2004/446 E – 2005/431 K sayılı 765 sayılı TCK'nın 456/1 - 457/1 maddeleri gereğince verilen 5 ay hapis cezasını içeren mahkumiyet kararının tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ... Santulu'ya yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan; sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıklar ..., ..., ..., ...'nın aşamalarda alınan savunmasında, katılan ...'e yönelik gerçekleşen hırsızlık eyleminde üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, her ne kadar sanık ...'in bir başka hırsızlık suçundan yakalandığında üzerinde katılanın işyerinden çalınan Karaca marka kazak bulunmuş ve katılan da kazağı teşhis etmiş ise de, sanığın suça konu kazağı bir mağazadan satın aldığını beyan ettiği, yine katılanın da yargılama aşamasında alınan beyanında, suça konu kazağın başka mağazalarda da satılabileceğini beyan ettiği, olaydan yaklaşık 4 ay sonra Mehmet Salih'in kaldığı evde yapılan aramada katılanın mağazasından çalınan 2 adet takım elbise 4 adet gömlek bulunmuş ise de sanığın suça konu elbiselerin evinde kaldığı arkadaşı ...'ya ait olduğunu beyan ettiği, Ahmet 'in de arama yapıldığı gece arkadaşı Mehmet Salih'e misafir olarak geldiğini beyan ettiği; dosya içerisinde bulunan güvenlik kamerası görüntülerinde sanık ...'nin yanında 2 kişinin daha olduğunun görüldüğü anlaşılmakla sanıkların teşhise elverişli fotoğrafları usulüne uygun olarak temin edilip, gerektiğinde büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle işyeri kamera görüntüleri değerlendirilerek, sanık ... dışında görüntülerdeki
kişilerin sanıklar olup olmadığına ilişkin atanacak teknik donanıma sahip bilirkişiden veya kriminal laboratuvardan rapor alınması ve görüntülerin duruşmada da izlenmesi, ayrıca olay yerinden alındığı belirtilen parmak izlerinin sanıklara ait olup olmadığı da araştırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması
2- İddianamede her iki katılana yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4. maddesinin uygulanmasının talep edildiği gözetilmeden, sanıklara ek savunma hakkı verilmeden sanıklar 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3- UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanık ...'nın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2005 tarih ve 2004/1235 E – 2005/615 K sayılı sanık ... hakkında "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" suçundan verilen 10 ay hapis cezasını içeren mahkumiyet hükmünün, mahkemece yapılan uyarlama yargılaması sonucunda 16/03/2008 tarih, 2007/434 E - 2008/218 K sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinin 6-7. fıkraları gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirinin aynı Kanun'un 58. maddesinde yer alan mahkumiyet hükmü niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında tekerrüre esas alınamayacağı ancak onun yerine İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2005 tarih ve 2004/446 E – 2005/431 K sayılı 765 sayılı TCK'nın 456/1 - 457/1 maddeleri gereğince verilen 5 ay hapis cezasını içeren ilamının tekerrüre esas alınmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanık ...'nın hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içerisinde bulunan, Silivri 3 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun dosya içeriğinden ve UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 22/10/2009 tarihli duruşmada hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 193. ve 196. maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
5- Kabule göre de;
a) Dosya içerisinde bulunan katılan ...'e ait işyeri güvenlik kamerası görüntülerine göre, sanıkların üzerine atılı eylemlerin UYAP'tan alınan güneşin doğuş batış çizelgesine göre gece sayılan saat 04.26 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından 5237 sayılı TCK'nın 143. ve 116/4 maddelerinin; sanık ... hakkında aynı Kanun'un 116/4 maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy