Nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37 ve 142/2-g maddeleri gereğince ayrı ayrı 3 yıl (7 kez) hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair... Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2012 tarihli ve 2010/251 esas, 2012/203 karar (kapatılan... Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2012 tarihli ve 2010/25 esas, 2012/25 karar) sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/01/2016 gün ve 2014-157/382 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2016 gün ve 2016/23229 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hayvan ticareti ile uğraşan, hayvanların farklı kişilere ait olduğunu bilen hükümlülerin, yedi katılana ait on adet manda hayvanını... ilçesi Koru yaylası mevkiinde otlattıkları sırada hırsızlamaları şeklinde gerçekleşen olayda, hükümlülerin aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek fiille gerçekleştirdikleri, hükümlülerin hareketlerinin bir sonucu elde etmeye yönelik olduğu gerekçeleriyle somut olay bağlamında hayvanların tek tek araca yüklenmesinin ayrı ayrı fiiller olarak değerlendirilemeyeceği, hükümlülerin eylemlerinin yedi ayrı fiil olarak kabulü ile yedi farklı suçtan cezalandırılmalarının 5237 sayılı Kanun'un 43/2. madde ve fıkrasına aykırılık oluşturduğu düşünülerek, hükümlüler aleyhinde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre 18.06.2010 tarihinde yapılan kolluk araştırması, .... Ziraat Odası Başkanlığının 04.06.2010 tarihli cevabi yazısı ve sanık ...’ın beyanında.... ilçesinde hayvancılık üzerine şirket kurup çalıştığına dair ifadesi birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların bölge halkından oldukları, hayvancılık işleriyle uğraştıkları, bu bölgede hayvanların otlanması için çobansız olarak meraya salındığını ve bir grup hayvanın farklı kişilere ait olabileceğinin bölge halkınca bilindiği, dolayısıyla sanıkların da farklı kişilere ait hayvanları çaldıklarını öngörebileceklerinin mahkemece kabul edilmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 gün, 2013/13-303 esas, 2013/296 karar sayılı kararı da dikkate alınarak, yedi ayrı katılana ait büyükbaş hayvanın çalınması nedeniyle, tek bir fiilden bahsedilmeyeceği, kaldı ki eylemin gerçekleştirilme şekli itibariyle de hukuki anlamda tek bir fiilin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, katılan sayısınca hırsızlık suçundan sanığın cezalandırılmasına ilişkin yerel mahkeme hükmünde isabetsizlik görülmediğinden .... Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2012 gün ve 2010/251 E., 2012/203 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.