MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Av. ...'ın, sanık müdafii olarak kararı temyiz ettiği anlaşılmakta ise de, sanığın, kovuşturma aşamasındaki 04/04/2014 tarihli sorgusunda müdafii istemediğini belirttiği, soruşturma aşamasında atanan müdafiinin duruşmalara devam ettiği, 5560 sayılı Yasanın 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığı, dosya kapsamına göre sanığa CMK'nın 247. maddesindeki koşullar yerine getirilmeden kaçak sayılmasının da usulsüz olduğundan ve gerekçeli kararın sanık ...'a da tebliğ edilmediği gibi sanığın müdafiiden haberdar edilmediğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafi sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği ve somut olayda sanığın kendisine tebliğ yapılmadığı anlaşılmakla; sanığa gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, temyiz dilekçesi vermesi halinde dilekçesi ile birlikte incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 19/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy