Hırsızlık suçuna yardım etme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1 -b ve 39/1-2-c maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen cezanın anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair (kapatılan)... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2009 tarihli ve 2009/90 esas, 2009/872sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/01/2016 gün ve 2015-1278/4987 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2016 gün ve 2016/29606 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, hırsızlık eylemine katılan sanık ... ve arkadaşlarının müştekinin evinden çaldıkları kasayı bir inşaata götürüp bırakmalarından sonra, sanık ...'in de kendilerine katılarak kasayı başka bir inşaata taşımaları ve ardından hep birlikte açarak içindeki paraları ve altınları alma şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemde, hırsızlık suçunun, kasanın sanık ... ve arkadaşları tarafından inşaata bırakılmasıyla tamamlandığı, sanık ...'in kendisinden önce getirilmiş kasanın başka bir inşaata taşınarak spiral aleti ile açılmasından sonra paraların bir kısmını kabul etme şeklinde gerçekleşen eyleminin hırsızlık suçuna yardım etme değil, 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinde düzenlenmiş olan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağı, hukukî durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
30.09.2009 tarih, 2009/90 – 872 sayılı karar ile mahkûmiyetine karar verilip, temyiz edilmeksizin hakkındaki hüküm 08.10.2009 tarihinde kesinleşen sanık....’nın, haklarında Çocuk Mahkemesine dava açılan yaşı küçük şahıslar...,... ve... ile birlikte şikayetçinin evinin pencere demir korkuluğunu kesip, penceresine de zarar vermek suretiyle içeri girerek, bir kısım eşyalar ile şikayetçinin ifadesine göre giriş kapısının yanında bulunan portmantoda takılı vaziyette duran her iki aracın kontak anahtarlarını da çalıp, bu anahtarlar ile dışarıda park halinde bulunan araçları da çalmaları şeklinde gelişen olayda; araya zaman aralığı girmemesi ve fiilin kesintiye uğramadan devam etmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık ...’nin eyleminin, bir bütün halinde TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturacağı hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy