MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yargılamanın yapıldığı tarihlerde onsekiz yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk ile ilgili duruşmaların kapalı yapılması, hükmün de kapalı duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeden, duruşmaların açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması,
2- Müştekinin evinden sadece 20.00 TL paranın çalınması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
3-Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
4-5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy