MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dairemizin 11.12.2014 tarihli bozma ilamında belirtilen ve dosya arasına getirilip incelenen ... hakkında açılan Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/450 Esas 2012/264 Karar sayılı dosyasında, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hakkında mahkumiyet kararı verilen ...'in suça konu motosikleti sanıktan satın aldığını beyan etmesi, sanığın da dosya kapsamında kollukça alınan 04.10.2010 tarihli ifadesinde suça konu motosikleti telefon ve adresini bilmediği ... ismini veren bir şahıstan, suç tarihine yakın şekilde 2 - 3 hafta kadar önce plaka ve ruhsatı olmadan satın aldığını, sonrasında ...'e sattığını beyan etmesi, 06.10.2010 tarihli kolluk tutanağında, sanığın adres ve kimlik bilgilerini öğrenip bildireceğini söylemesine rağmen kendisiyle tekrar yapılan görüşmede ....ismini verdiği şahsın bilgilerini edinemediğini beyan ettiğinin ve kollukça yapılan araştırma sonucunda .... isimli şahıs hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamadığının belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdir edilmesinde ve suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK'mn 165/1. maddesinde “altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası” yaptırımlarının her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, yasada hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanun'un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın 5 gün olduğu; somut olayda sanık hakkında atılı suçun kanuni tanımında öngörülen hapis cezası alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının gün biriminin alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeden 30 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK'nın 165/1 ve 52/1. maddelerine açıkça aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
3-18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 08/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy