MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma, hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçtan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 267/1. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre belirlenen 7 yıl 12 ay zamanaşımının suçun işlendiği 27.09.2006 tarihi ile hüküm tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Olay yeri inceleme raporuna, yapılan keşfe ve alınan bilirkişi raporuna, yakınanın anlatımlarına göre; sanığın duvarla çevrili olup, yakınanın ikametinin müştemilatı niteliğindeki bahçesinden hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken aynı Yasa'nın 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2- Yakınanın gece 00.30'da motosikletini evinin bahçesine park ettiğini, ertesi gün içinde kolluk güçlerinin haber vermesi üzerine işlenen hırsızlık suçundan haberinin olduğunu ifade etmesi, sanık ...'in aşamalarda atılı suçu sabah saat 06.30-07.00 sıralarında işlediğini savunması, sanığın kaçtığı motosiklet ile 27.09.2006 tarihinde sabah saat 10.30 sıralarında kolluk görevlilerince yakalandığının anlaşılması karşısında, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati uygulamasının da devam ettiği, suç tarihinde güneşin saat 07.01'de doğduğu, gece vaktinin saat 06.01'de sona ereceği nazara alındığında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle artırılması,
3-27.09.2006 tarihli olay tutanağına, yakınanın anlatımlarına, savunmaya göre; yakınana ait motosikleti çalarak kaçan sanığın, Edirne karayolunda şüphe üzerine kolluk görevlilerince durdurulduğunda, yakınanın henüz bir müracaatı yokken suçunu ikrar edip, motosikleti çaldığı yeri kolluk görevlilerine söylemek suretiyle etkin pişmanlık göstererek, hırsızlık suçuna konu motosikletin soruşturma aşamasında müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 168/1 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.