MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Atılı suç nedeniyle şikayetçi çocuğun suçtan zarar gören sıfatının bulunduğu ve şikayetçi çocuk zorunlu vekilinin 03/06/2014 tarihli duruşmada vekilliğine karar verilmesine dair talebiyle katılma iradesini ortaya koymasına karşın katılma istemi konusunda bir karar verilmemesi 5271 sayılı CMK’nın 237 ve 238. maddelerine aykırılık oluşturmakta ise de; şikayetçi çocuk zorunlu vekilinin katılma iradesini gösterdiği kabul edilerek aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya içerisinde Cumhuriyet savcısı tarafından havale edilen otobüs yolcu listesinin bulunduğu ve sanığın isminin anılan listede yazılı olmadığının anlaşılması nedeniyle tebliğnamedeki, bu yönde araştırma yapılmasını talep eden bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Atılı hırsızlık suçunu işlemediğini savunan sanığın, suça konu cep telefonunu tanımadığı bir seyyar satıcıdan fatura düzenlemeden 850 TL karşılığında satın aldığını ileri sürmesi nedeniyle, sanığın suça konu telefonu çaldığı konusunda somut delil bulunmadığı ancak sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini yerine yazılı şekilde hırsızlık suçundan beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan çocuk zorunlu vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.