MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde üç kişi olarak bir araya gelip, şikayetçi olmayan müştekinin evine, 12.01.2004 tarihli bilirkişi raporuna göre kapıyı sert bir cisimle zorlayarak açıp içeri girerek 590 TL parayı çaldıkları ve ihbar üzerine yakınanın konutunun 130 metre yakınında takip sonucu üzerlerinde çaldıkları para olduğu halde yakalandıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b,116/1,119/1-c ve 151/1 maddesindeki suçlarda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un dava zamanaşımına ilişkin 66/1-e, 66/4, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar yararına olması ve sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b,116/1-119/1-c ve 151/1 maddesindeki suçlarından aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık sürenin suç tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Yeter ve Zülfiye müdafii ile sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 29/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy