MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan cezada teşebbüs hükmü uygulanırken 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi uygulama maddesi olarak yazılmamış ise de, bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 5. maddesi uyarınca şüpheli veya sanığın müdafii seçebilecek durumda olmadığını beyan etmesi halinde görevlendirilecek müdafiiye yapılacak ödemelerin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkûmiyeti halinde kendisinden tahsil edileceği hususunun sanığa hatırlatılmaması nedeniyle soruşturma aşamasında görevlendirilen müdafiiye ödenen ücret ile CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan sorgusu esnasında sanığı savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle tayin olunan müdafii ücretinin sanıktan tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmından “220 TL” ibaresinin çıkartılmasına ve yerine “tebligat gideri olarak 24,00 TL” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy