MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın, işyerinde kayıtsız sayaç ile elektrik kullandığına dair 23/02/2012 - 12/04/2012 ve 19/07/2012 tarihlerinde kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlenmiş olması karşısında; kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcısı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak, sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edip etmediğinin tespiti açısından; öncelikle sanığın tutanağa konu işyerini ne zamandan beri işlettiği hususunda kolluk araştırması yaptırılarak ve ayrıca katılan kurumca en son endeks okumasının ne zaman yapıldığı ile endeksin ne kadar olduğu katılan kurumdan sorularak, suça konu sayacın ne zaman takıldığı ve sanığın hangi tarihten itibaren bu işyerini kullandığı kesin olarak saptanıp kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, mahallinde keşif yapılmak suretiyle kurulu güç tespit edilip, abonesiz dönemde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak, kayıtsız sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığına dair bilirkişiden rapor alındıktan sonra, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken ve suçun sübutu halinde ise suç tarihleri de dikkate alındığında, katılan kurumun 23/02/2012 - 12/04/2012 -19/07/2012 tarihli tutanaklar nedeniyle oluşan vergisiz ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye ayrı ayrı hesaplattırılarak, sanığa “şikayetçi kurumun 23/02/2012-12/04/2012 tarihli tutanaklar nedeniyle oluşan ve bilirkişi tarafından hesaplanan zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin giderilmesi gerekli zarar miktarlarını açıkça içeren nitelikte bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanık hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin ve 19/07/2012 tarihli tutanak nedeniyle oluşan ve bilirkişi tarafından hesaplanan zararı gidermesi durumunda ise, 5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesine göre uygulama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy