MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında müşteki ...'e karşı hırsızlık suçundan da dava açıldığı halde bu suçtan dolayı karar verilmediği belirlenmiş olup mahkemece zamanaşımı süresi içinde bu suçtan karar verilmesi mümkün görülmüş,TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Kolluk görevlilerince 22/02/2014 tarihinde düzenlenen görgü ve tespit, olay , yakalama, muhafaza altına alma ve üst arama tutanakları içeriğine göre suça konu malzemelerin 20 metrelik uçurumdan deniz kıyısına atıldığı, kolluk görevlilerince malzemelerin görüldüğü ancak karadan ulaşma imkanı olmaması nedeniyle alınamadığının belirtildiği,tanık ...'in soruşturma evresinde alınan ifadesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, sanığın malzemeleri olay yerinden alıp uçurumdan aşağıya attığını görerek polise haber verdiğini ancak sanığın yakalanamadığı , sanığın attığı malzemeleri deniz yoluyla tekrar alacağını düşünerek 25 dakika kadar beklediğini ve sanığın tekne ile malzemeleri alması üzerine kolluk görevlilerine haber verdiğini beyan ettiği, sanığın tekneyle gelerek suça konu malzemeleri alırken tanık ... tarafından görüldüğü sanığın malzemeleri tekne ile götürürken kolluk görevlilerince karadan takip edilerek Heybeliada limanında yakalandığı gözetildiğinde sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı hiç bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içeriklerine göre hırsızlığın gerçekleştiği yerin, faaliyette olmadığı ve kapalı olduğunun anlaşılması karşısında; olay yerinde içinde herhangi bir faaliyet yürütülmeyen yerin iş yeri olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.