MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce 11/01/2010 tarihinde erteleme yapılmaksızın hapis cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine göre, suça sürüklenen çocuğun deneme süresinde yeniden suç işlemesi karşısında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği halde, mahkemece ancak 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen suça sürüklenen çocuk hakkında koşullarının varlığı halinde cezanın ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecekken, suça sürüklenen çocuğun tekrar suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında, bir imkan mahkemeye tanınmadığı gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasını bu kez erteleyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Soruşturma aşamasında beyanı alınan ...'ün ifadesinde, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık yapmasının ardından taksi ile kendisini takip ettiğini ve olay yerine yaklaşık 1.500 metre uzaklıkta suça sürüklenen çocuğu yakaladığını beyan etmesi karşısında, ...'ün tanık sıfatıyla beyanının alınarak ve kendisine suça sürüklenen çocuğu kesintisiz takip
neticesinde yakalayıp yakalamadığı sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi gereğince teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.