MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Bakırköy / Metris 2. No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce düzenlenen 14/04/2014 tarihli tebliğ tebellüğ belgesine göre sanığın Barodan avukat talep ettiğini belirtmesi üzerine mahkemece sanığa Barodan müdafii atanmış ise de, sanığın kısa kararın açıklandığı 08/05/2014 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini beyan ettiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun bulunmaması karşısında, kovuşturma sırasında mahkemece atanan müdafii Av. ...'ın, sanık hakkında verilen 08/05/2014 tarihli mahkumiyet hükmünü temyize yetkisinin bulunmadığı belirlenmekle; sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanığın konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması ile; sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2012 gün, 2009/58 Esas – 2012/277 Karar sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uygulanmış ise de; 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253.maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alındığında ve sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanığın hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesindeki düzenlemeye göre, suça teşebbüsten söz edebilmek için, failin kastettiği suçun icra hareketlerine başlamış olması gerekir. İcra hareketi, suçun hazırlık hareketinden farklı ve sonraki aşamasıdır. Failde suç kastı bulunsa dahi, icra hareketlerine başlanmamışsa suç oluşmayacaktır. Failin, bir suçu işlemek kastını kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya koyan hareketler, icra hareketleridir. Anılan kanun maddesinde, icra hareketlerinin başlangıcıyla ilgili olarak “doğrudan doğruya icraya başlanması” ölçütü kabul edilmiştir. Dolayısıyla, doğrudan doğruya icra hareketi niteliğinde bulunmayan hareketleri, hazırlık hareketi olarak kabul etmek gerekecektir.
Somut olayda, sanığın savunmasında hurdacılık yaptığını ve dinlenmek için merdivenlere oturduğunu beyan ettiği, olay yeri inceleme raporuna göre şikayetçinin daire giriş kapısının kilit göbeklerinin normal görünümde olduğu ve herhangi bir izin bulunmadığı, şikayetçinin de ifadesinde kapı dışından poşet sesleri duyduğunu beyan ettiği, ancak sanığı daire kapısına müdahale ederken görmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın üzerinden siyah poşet, ucu sivri sert plastik ve radyolu fenerin ele geçirilmesi, hırsızlık suçu yönünden suçun icra hareketlerine başlandığının kabulüne yeterli değildir. Açıklanan nedenlerle sanığın icrai hareket olarak nitelendirilebilecek bir eylemi tespit olunamadığından, unsurları oluşmayan hırsızlık suçundan beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy