MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tekerrüre esas alınan Burdur Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19/01/2012 tarihli ve 2010/114Esas, 2012/66 Karar sayılı ilamında da sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın 24/12/2013 tarihli celsede şikayetçinin 400 TL olan maddi zararını karşılamak istediğini beyan etmesi üzerine kendisine süre verildiği, sanığın kısa kararın açıklandığı 18/02/2014 tarihli celsede ise şikayetçinin zararını karşılamak için kendisine ulaşamadığından zararını karşılayamadığını ve sanığın temyiz dilekçesinde de, zararı karşılamak istediğini, şikayetçinin adresinde bulunmadığını orada oturmadığını beyan etmesi karşısında, sanığa tevdi mahalli gösterilip, zararı giderme olanağı sağlandıktan sonra sonucuna göre, TCK'nın 168. maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 07/09/2012 yerine 06/09/2012 olarak yanlış gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy