MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Mühür bozma suçundan 16/06/2011 tarihinde mahkumiyet, karşılıksız yararlanma suçundan ise 19/12/2013 tarihli 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında su hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından verilen 16/06/2011 tarihli mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği, iade kararının yalnızca su hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu, mahkemece duruşma açılarak 19/12/2013 günü karşılıksız yararlanma (su hırsızlığı) suçundan ödeme nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu kararın katılan vekiline 20/01/2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 23/01/2014 tarihli dilekçe ile katılan vekilinin temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Karşılıksız yararlanma suçundan 19/12/2013 tarihinde kurulan hükme yönelik katılan vekili tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik 16/06/2011 tarihinde kurulan hükme yönelik sanık tarafından yapılan temyiz itirazlarına gelince;
a) Suç tarihleri öncesinde tutanağa konu sayaca ait usulüne uygun mühürleme belgelerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip, denetime olanak sağlayacak şekilde dosyaya konularak ve bununla ilgili tutanak tanıkları dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Kabule göre de;
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden sanık hakkında aynı yere ilişkin 09/11/2005-10/12/2007 tarihleri arasında olmak üzere 14 adet suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmakla; iddianamenin kabul tarihi olan 22/10/2008 tarihinden öncesine ait bu tutanakların akıbetleri sorulup, açılmış davalar varsa birleştirilerek (12/10/2006 tarihli tutanakla ilgili açılan davada mahkumiyete karar verilerek kesinleştiği, keza 05/07/2007 tarihli tutanakla ilgili Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/397 sayılı dosyasına ilişkin, Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/464 sayılı dosyasında birleştirme kararı verildiği de gözetilerek), mümkün olmaması durumunda ilgili evrakların onaylı birer sureti temin edildikten sonra incelenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 08/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.