Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 51/1 -a-b maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair, Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2011 tarihli ve 2010/1517 esas, 2011/1024 sayılı kararının infazı sırasında sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin bildirilmesi üzerine dosya üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince yapılan değerlendirme neticesinde, 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-f maddesi yürürlükten kaldırılıp aynı Kanun'un 83. maddesi ile sanığın eylemi karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürüldüğünden, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 163/3 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1 -a-b-3 maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,denetim süresinde suç işlediği gerekçesiyle aynı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince 10 ay hapis cezasının 5 aylık kısmının infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin, aynı Mahkemenin 19/02/2014 tarihli ve 2010/1517 Esas, 2011/1024 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21.01.2016 gün ve 2015-E.1808/6389 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 gün ve 2016/35840 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre sanık hakkında elektrik hırsızlığı suçundan verilen hükmün, 6352 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yapılan uyarlaması neticesinde karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, 23/12/2008 tarihli tutanak ile ilgili kurum zararı normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılıp, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekeceği gözetilmeden, dosya üzerinde inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi nedeniyle öncelikle bu yönden kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilip kesinleşen, 19/02/2014 gün ve 2010/1517 E., 2011/1024 K. sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 16.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.