MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yokluğunda verilerek, usulüne uygun şekilde sorgusunda bildirdiği aynı zamanda mernis adresinde (bilinen son adresinde) 19.08.2013 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 01.12.2015 tarihinde temyiz eden sanığın, 04.07.2013 tarihli gerekçeli karara yönelik temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Temyiz isteminin reddine dair 18.12.2015 gün, 976-149 sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair kararın ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
16.06.2012 tarihli olay yakalama, muhafaza altına alma ve teslim tutanağına, yakınanın anlatımlarına, savunmaya ve oluşa göre; yakınanın komşusu Durmuş'un ihbarı üzerine olay yerine gelen kolluk kuvvetlerince sanıkların kesintisiz bir takip olmaksızın, bir süre kovalandıktan sonra, izlerini kaybettirdikleri ancak çevrede alınan tertibat ve yapılan araştırma sonucu kolluk güçlerince yakalandıklarının ve çalınan iki adet cep tetefonundan bir adetin ele geçirilemediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında tamamlanmış hırsızlık suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamış, konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 14/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.