MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında tarımsal sulamada kullandığı kuyularda sayaçsız elektrik kullandığı iddiasıyla 10 ayrı kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği ve ayrı ayrı açılan kamu davalarının aralarındaki irtibat nedeniyle birleştirildiği, sanığın 30.10.2008 tarihli savunmasında ....’nde iki adet aboneliğinin bulunduğunu, iki yıl önce sayaçların görevliler tarafından söküldüğünü, tutanak tarihinde aboneliğinin bulunduğunu ancak sayaç bulunmadığını ifade ettiği, 15.05.2014 tarihli savunmasında ise.... Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/1317 soruşturma numaralı ve 06.06.2008 tarihli iddianamesine konu kuyunun tutanak tarihinde kendisi tarafından kullanıldığını ve sayacının bulunduğunu, diğer tutanaklara konu kuyuların kendisine ait olmadığını savunduğu, talimatla beyanları alınan tutanak mümzilerinin tutanak içeriklerinin doğru olduğunu ve sayaçtan geçirmeden elektrik kullanıldığını tespit ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmakla, olay mahallinde bilirkişi eşliğinde tutanak mümzileri, duruşmada beyanı alınan tanıklar ..., ... ve .... ile suça konu kuyuların yakınında arazisi ve kuyusu olduğu anlaşılan.... ve... hazır edilerek keşif yapılması, hangi seri numaralı tutanağın hangi kuyuya ilişkin olarak düzenlendiği ve kuyuların kim tarafından kullanıldığının tespit edilmesi, sanığın kullandığını beyan ettiği iki kuyunun hangi kuyular olduğunun belirlenmesi; suçunun sübutu halinde ise, farklı tarihlerde işlenen karşılıksız yararlanma suçlarının, düzenlenen ilk iddianame tarihine kadar zincirleme şekilde tek karşılıksız yararlanma suçunu oluşturabileceği göz önünde bulundurulup, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde
düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin oluşup oluşmadığı da tartışıldıktan sonra, katılan kurumun kaçak kullanım nedeniyle oluşan cezasız ve vergisiz gerçek zararı konusunda uzman bir bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığa "bilirkişinin hesapladığı kurum zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin ödenmesi gereken zarar miktarını açıkça içeren bir bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, eksik araştırmayla yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy