MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bu şekilde verilen kararın kanun yollarından itirazın kapsamında kaldığına dair bir açıklık olmaması karşısında, temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Açıklanması geri bırakılan kararın açıklama koşullarının oluştuğu tarihte 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi nedeniyle katılan kurumun 13.11.2008 tarihli yazısına göre sanığın kurum zararını 08.10.2008 tarihinde karşıladığının anlaşılması karşısında katılan kurum zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2 ve CMK'nın 223/4-a maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün hangi şartların gerçekleşmesi halinde açıklanacağı açıkça belirtilmiş olup bu düzenlemeye göre hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olması durumunda hüküm açıklanacaktır. Bunun için ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir. İkinci suçun kesinleşme tarihinin önemi yoktur. İkinci suçun şikayete bağlı veya re'sen soruşturulan bir suç olması da sonuca etkili değildir. Yine ikinci suçtan mahkumiyetin adli para cezası ya da hapis cezası olması yanında TCK'nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmiş olmasının da önemi olmadığı gibi kesin nitelikte olmasının da önemi yoktur. Kanun koyucu ikinci suçun kasıtlı bir suç
olmasını yeterli görmüş, ikinci suçtan verilecek mahkumiyet hükmünün niteliği konusunda bir sınırlama getirmemiştir. Dolayısıyla somut olayda sonraki hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına yer olmadığına ilişkin usul ve yasaya aykırı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy