MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek yapılan incelemede;
I) O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
06/10/2015 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir aylık süreden sonra 27/11/2015 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II) Sanık müdafiinin temyiz istemine gelince;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Tüm dosya içeriğine göre; müştekinin bir akrabası adına kayıtlı olup müşteki tarafından kullanılan.... plakalı suça konu aracın, sanık tarafından 05.08.2010 günü müştekinin cebinden alınan anahtar ile çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın aşamalarda müşteki ile.... plakalı araçtan dolayı aralarında alacak ilişkisi olduğunu ve müştekinin bu borcuna karşılık suça konu aracı kendisine verdiğini savunduğu, alacak verecek ilişkisine dair 11.08.2010 tarihli belge içeriklerinin müşteki tarafından da doğrulandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 144/1-b maddesinde düzenlenen hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nın 142/2-d maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
2- TCK'nın 144/1-b. maddesinde düzenlenen suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesinin şikayete bağlı olduğu, müştekinin 27.04.2015 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiği gözetilerek; TCK'nın 73. maddesi uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi; sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmemesi halinde ise 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 144/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre de;
12.08.2010 tarihli dilekçe içeriğine ve müştekinin 25.11.2010 tarihli beyanına göre; suça konu aracın soruşturma aşamasında sanık tarafından müştekiye tam ve sağlam olarak iade edildiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy