MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen kararlara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; sanık ...'in, Konya 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 15/11/2007 tarihli, 2006/1397 E. ve 2007/1117 K. sayılı mahkumiyet kararında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 58 ve 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddeleri uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre hükmün; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanık ...'ün temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III- Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların, direk üstünde kurulu bulunan trafoyu tamir aletleriyle sökerek yere attıkları daha sonra yine tamir aletleriyle kapağını açarak içinden suça konu bakır malzemeyi aldıkları olayda, hırsızlık suçuyla birlikte mala zarar verme suçundan da sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 58/3. maddesi uyarınca seçilen hapis cezası, aynı Kanun'un 50/2. maddesinde düzenlenen suçun tanımında hapis cezasıyla adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilemeyeceği hükmü uyarınca para cezasına çevrilmemiş ise de, hapis cezasının aynı maddede düzenlenen diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesinde yasal engel bulunmadığından ve sanıkların 01/03/2016 tarihli duruşmada hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğinden, bu talepleri 5237 sayılı TCK'nın 50/1. maddesinin (b-c-d-e) bentlerindeki seçenek tedbirleri de kapsadığından, sanıkların istemiyle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.