MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 15/12/2015 tarihli dilekçesinde temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olmasına göre, mahkemenin 04/01/2016 tarihli, 2015/322 E. – 2015/483 K. sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararının yok hükmünde olduğu, sanığın yüzüne karşı 13/10/2015 tarihinde verilen hükmün yasa yolu bildirim kısmında “kararın sanığa tebliğ tarihinden itibaren” denilmek suretiyle sanığın yanıltılması nedeniyle 15/12/2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesine aykırı olarak, hükmün verildiği 13/10/2015 tarihli oturumda hazır olan sanıktan son sözü sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanığın, 13/10/2015 tarihli duruşmadaki lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi talebini de içerdiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.