MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık soruşturma aşamasında dosyada yargılanan temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte takside bulundukları sırada polisin aracı durdurduğunu, üstlerinde bulunan şikayetçinin evinden aldıkları malzemeleri kendi rızaları ile polislere teslim ettiklerini ve çaldıkları yeri söyleyerek samimi itirafla evin yerini tarif ettiklerini belitmiş ise de; 28.03.2013 tarihli Yakalama Tutanağı'nda Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerin İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 28.03.2013 tarihli 2013/192 değişik iş numaralı arama kararına istinaden yapmış olduğu uygulamalar sırasında durumundan şüphelenilerek durdurulan araçta sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın görüldüğü ve yapılan üst aramalarında ve aracın arka koltuğunda bir takım eşyaların çıktığı, bahse konu malzemelerin çalıntı olabileceği şüphesi üzerine çevre polis merkezi mıntıkalarında ele geçen malzemelere uyan herhangi bir hırsızlık müracaatı olup olmadığı kontrol edildiğinde Sultangazi ilçesinde Esentepe Polis Merkezi Amirliği'nde yapılan müracaatın ele geçen bazı eşyalara uyduğu anlaşıldığı, müracaatı yapan şahısla irtibata geçilerek evinden çalındığı malzemeleri söylediği ve ele geçen malzemelerden bazılarının müracaat eden şikayetçiye ait olduğunun anlaşılması karşısında; sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazminin mümkün olmaması nedeniyle, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağından, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesinde atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106.maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde ayrı ayrı (19,50 TL) yargılama giderinin sanıklardan tahsiline karar verilmiş ise de, toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve taktirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, 25/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy