Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 50/1-f maddesi gereğince hapis cezasının 10 ay süreyle kamuya yararlı onarım işinde çalıştırılması yaptırımına çevrilmesine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2007 tarihli ve 2007/39 esas, 2007/350 sayılı kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun tedbire uymaması nedeniyle yeniden yapılan yargılamasında, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 143/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ilişkin anılan Mahkemenin 22/12/2011 tarihli ve 2011/1006 esas, 2011/755 sayılı karar aleyhine Yüksek... Bakanlığınca verilen 03/12/2015 gün ve 2015-25514/79980 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2015 gün ve 2015/404502 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- Suça sürüklenen çocuk ...’in işlemiş olduğu hırsızlık suçu nedeniyle ....Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2007 tarihli kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, tedbire uymaması nedeniyle yeniden yapılan yargılama sonucunda daha önceki hükümde uygulanmayan 5237 sayılı Kanun’un 143/1. maddesi uygulanmak suretiyle neticeten 10 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında,
2- Dosya içerisinde bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk hakkında, 27/04/2007 tarihinde hırsızlık suçundan 10 ay süreyle hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kısa süreli hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verildiği ancak seçenek yaptırımın yerine getirilmemesi nedeniyle, 16/10/2009 tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının aynen infazına karar verilip, kararın itiraz edilmeden kesinleşmesinden sonra, Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu tarafından suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK'nın 50/6. maddesinin uygulanamayacağının belirtilmesi üzerine mahkemece aynen infaza ilişkin karar kaldırılarak infazın durdurulmasına karar verildiği anlaşılmakla, itiraz edilmeden kesinleşen 16/09/2010 tarihli aynen infaza ilişkin ek karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması mümkün olup, dosyanın yeni esas numarası ile ele alınarak, duruşma açılmak suretiyle 22/10/2011 tarihinde, önceki hükümden farklı olarak kurulan yeni hükmün hukuki değerden yoksun olması nedeniyle, hukuken yok hükmünde olan kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 14/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.