MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi evrakta sahtecilik, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Şikayetçi vekilinin sanık hakkında resmi evrakta sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında sahte TİP onay belgesi düzenleyip kullanma iddiasıyla "resmi belgede sahtecilik" suçundan açılan davada şikayetçi Ankara ...'nün suçtan doğrudan zarar görmediği ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği cihetle temyiz isteminin 1412 sayılı Yasa'nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık, resmi evrakta sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Temyize konu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/104803 sayılı soruşturma dosyasından 06/05/2013 tarihli iddianamesi ile; katılan ...'in yetkilisi olduğu Ak Mühendislik isimli danışmanlık firmasında çalışan ve kendilerinden TSE TİP onay belgesi alımı hususunda danışmanlık hizmeti talep eden firmaların, TSE'ye başvurularını ve iş takiplerini yaptığı iddia edilen sanık hakkında iddianameye konu edilen eylemlerden birisinin, müştekilerden Fidanoğlu şirketine yönelik başvuru talebini işleme koymayıp sahte düzenlendiği onay belgelerini müşteki firmaya vererek aslında TSE'ye yatırması gereken onay ücret bedelini kendi uhdesinde tutmasına ilişkin katılan ...'e yönelik güveni kötüye kullanma suçu olması, dosya kapsamına, iddianamede içeriğine ve yapılan uyap sorgulamasına göre ise; sanık hakkında temyize konu müştekilerden Fidanoğlu şirketine yönelik başvuru talebinin işleme koymayıp sahte düzenlendiği onay belgelerini müşteki firmaya vererek aslında TSE'ye yatırması gereken onay ücret bedelini kendi uhdesinde tutmasına ilişkin olarak güveni kötüye kullanma suçundan başka bir mahkemede dava açıldığı, açılan dava sonucunda Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemisinin 2011/699 - 2012/428 sayılı kararı ile sanığın 2011 suç tarihli eylemi ile ilgili TCK'nın 155/2.maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği ve kesinleştirilip infaza verildiği ancak temyize konu karar tarihinden sonra Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesince 24/11/2014 tarihinde verilen ek karar ile gerekçeli karar tebliğindeki usulsüzlük nedeniyle kesinleşme kaldırılarak dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; ilgili dava dosyası mahkemesinden getirtilip incelenerek, sanık hakkında açılan davanın güveni kötüye kullanma suçu bakımından mükerrer dava olup olmadığı veya TCK'nın 43.maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilebilmesi bakımından dosyaların mümkünse birleştirilmesi aksi halde onaylı sureti dosya arasına getirtilerek sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan davanın mükerrer dava olup olmadığı açıklığa kavuşturulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2- Sahteliği iddia edilen belgelerin sanık tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti bakımından sanığın hangi tarihlerde katılan ...'in işyerinde çalıştığının ve çalıştığı süre içinde TSE'de iddianameye konu eyleme ilişkin iş takibi yapıp yapmadığının, işyerinde sanıktan başka iş takibi yapan çalışan bulunup bulunmadığının ve varsa kim olduklarının, hangi tarihlerde bu işi yaptıklarının hem TSE'den hem de katılan ...'den sorularak gerektiğinde tespit edilen diğer iş takipçileri de tanık sıfatıyla dinlenip imza ve yazı örneklerinin alınmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini,
3- Katılanlardan ...'nun 19/11/2012 tarihli kolluk ifadesinde TİP onay belgelerinin alınması için katılan ...'e İnegöl İş Bankası aracılığıyla ATM'den ücret gönderdiklerini ve katılanının da evrakları gönderdiğini söylemesi ile yine müştekilerden ...'in 10/12/2012 tarihli kolluk ifadesinde TİP onay belgelerinin alınması için gerekli masrafları sanığa işyeri adına EFT yaptığını söyleyerek sanık adına yapılan EFT bilgisayar çıktısını eklemiş olması karşısında; sahteliği iddia edilen belgelere esas teşkil eden ve ilgili müşteki firmaların TİP onay belgesi buşvurusu için gerekli evrakları kime veya hangi firmaya (kargo ile ise kargo çıktısı) gönderdikleri, yine başvuru ücreti (avans) için gerekli parayı kime veya hangi firmaya (elden mi, eldense kime, banka havalesi ile mi, varsa eft çıktısı veya banka dekontu) yatırdıkları, yine onay sürecinden sonra TİP onay belgesi ve fatura ekli üst yazıyı kimin veya hangi firmanını ne şekilde (elden mi, kargo ile mi kargo ile ise çıktısı) teslim aldıklarının tespiti bakımından müşteki firmaların ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Kabule göre ise;
a) Suçun TSE'ye karşı işlenmediği gözetilmeden, anılan kurum müdahil kabul edilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
b) 132 sayılı ... Kuruluş Kanunu'nun 1.maddesinde enstitü, tüzel kişiliği haiz, özel hukuk hükümlerine göre yönetilen bir kamu kurumu olduğu belirtilmiş ve 13.maddesinde de "Türk Standartları Enstitüsünün malları Devlet malı sayılır. Bu mallar aleyhine cürüm işleyenlere bu cürümlerden dolayı Devlet memurları hakkında tatbik edilen ceza hükümleri uygulanır." denilmiş olması ve sahtecilik suçunun maddi konusu olan "TSE TİP Onay Belgesi"nin Ensitü malları ile ilgili bulunmamasına göre, anılan varakanın resmi belge niteliğinde bulunmadığı, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 207/1. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçu kapsamında kaldığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy